Türk Tabipleri Birliği Merkez Konseyi Başkanı: 112 yakın hastaneleri pas geçip şehir hastanelerine gidiyor

Türk Tabipleri Birliği Merkez Konseyi Başkanı Sinan Adıyaman ve gazeteci Çiğdem Toker Şehir hastaneleri modelinin çok pahalı bir sistem olduğunu ifade etti. Adıyaman ve Toker, hükümetin bu yanlıştan bir an önce dönmesi gerektiğini belirtti. Durumu acil olan hastaların bir an önce en yakın hastaneye sevkinin hayati bir mesele olduğunu belirten Adıyaman “Mamak’ta bir hasta rahatsızlandı ve ambulans çağrıldı. 112’ye talimat verilmiş. Direkt şehir hastanesine gidilecek. Mamak’tan Bilkent’e gidene kadar 4 hastane var. Bu dört hastaneyi pas geçip şehir hastanesine gidiliyor” dedi.

Adıyaman ve Toker Gazete Duvar’da Özlem Akarsu Çelik’in hazırladığı “Gündem” programına konuk oldu.

“Ankara’daki dört hastane tek bir şehir hastanesine taşındı”

Şehir hastanelerine ulaşabilmenin çok zor olduğunu vurgulayan Türk Tabipleri Birliği Merkez Konseyi Başkanı Sinan Adıyaman, “Bu yüzden biz bu hastanelere şehir dışı hastaneler diyoruz” şeklinde konuştu. Adıyaman, “Ankara’daki şehir hastanesi Bilkent’te açıldı. Numune, Yüksek İhtisas, Zekai Tahir Burak, Çocuk Hastanesi, Fizik Tedavi hastanesinin bir kısmı şehir hastanesine taşındı. Yani 4,5 hastane tek bir hastaneye taşındı” dedi.

Tarafsız Haber Ajansı’nın aktardığına göre durumu acil olan hastaların bir an önce en yakın hastaneye sevkinin hayati bir mesele olduğunu belirten Adıyaman şöyle konuştu:

“Size bir olayı anlatmak istiyorum. Mamak’ta bir hasta rahatsızlandı ve ambulans çağrıldı. 112’ye talimat verilmiş. Direkt şehir hastanesine gidilecek. Mamak’tan Bilkent’e gidene kadar 4 hastane var. Bu dört hastaneyi pas geçip şehir hastanesine gidiliyor. Bu çok pahalı bir sistem. Sözleşmesi yapılan hastanelere verilecek total hizmet bedeli 10.5 milyar dolar, 25 yıl boyunca verilecek kira bedeli ise 30.5 milyar dolar.”

“Şehir hastaneleri kamu hastanesi değildir, özel hastanedir”

“Şehir hastaneleri, özel hastanedir. Erdoğan, ‘şehir hastanelerinin müşterisini arttıracağız’ şeklinde açıklama yapmıştı. Bugüne kadar sağlık hizmeti, kamu hizmeti olarak veriliyordu. Ancak AKP iktidara geldikten sonra tamamen sağlık hizmeti özelleşti. Artık hastalar müşteri, hastaneler iş yeri, doktorlar da işçi olarak görülüyor. Devletlerin birinci vazifesi halkın sağlığını korumaktır. Devletler birinci basamak hizmetlerini kuvvetlendirmelidir. Aşı hizmetlerini geliştirmelidir. Koruyucu hekim hizmetlerini azaltması beklenirken ikinci ve üçüncü basamağa gidecek hasta sayısını arttırıyorsunuz. Şunu söylemekte fayda var: Sağlık hizmeti belediyecilik hizmetine benzemez.”

Şehir hastanelerinin bütçede kara delik olarak durmasının bir çok sebebi olduğunu dile getiren gazeteci Çiğdem Toker, ilk olarak kamuya açıklanmayan sözleşmelerin olduğunu belirtti.

“Sağlık Bakanlığı kiracı durumunda”

Toker şöyle konuştu:

“Öncelikle açıklanmayan sözleşmeler var. Yaklaşık 5 yıl önce, TBMM vekillerinin konuyla ilgili sorduğu sorulara ticari sır gerekçesiyle cevap verilmedi. Bu sözleşmeyi bilmek yurttaşlık hakkıdır. Çünkü kamu kaynaklarıyla yapılıyor. Mitinglerde milletin cebinden 5 kuruş çıkmıyor demelerine rağmen aslında bu hastaneler tamamen milletin parasıyla yapılıyor. Şunu da belirtmek de fayda var; ticari sır demek şirket çıkarları kamu çıkarlarından önde geliyor demektir.

Kamu-özel işbirliğine göre verilen garantiler var. Bu garantiler türk lirası üzerinden değil döviz üzerinden veriliyor. En önemlisi ise Sağlık Bakanlığı kiracı durumunda. Bakanlık cazip olsun diye bedelsiz hazine arazisi veriyor. Şirketler bu hastanelerin yapımında uluslararası bankalardan kredi alabilmek için kendi kaynaklarını teminat olarak gösteriyorlar. Çünkü bankalar bu parayı verirken geri alacağından emin olmak istiyor. Sözleşmelerde bulunduğundan dolayı ticari sır gerekçesiyle bize açıklanmıyor.”

“Şehir hastanelerinde hizmet bedelleri değişiyor”

İnsan hayatının her şeyden önemli olduğunu dile getiren Adıyaman da sözlerine şöyle devam etti:

“Bir hasta eks olduğunda mavi kod verilir. Bu gibi durumlarda hekimler çok zorlanıyor. Çünkü hasta uzak bir yerdeyse acil müdahale yapılması güçleşiyor. Hekimler bir gecede 20 bin adım atmak zorunda kalıyor.

Şehir hastanelerinde hastalara verilen hizmet bedelleri hastaneden hastaneye değişebiliyor. Sayıştay raporları bunu ortaya koydu. 2018 yılında bir rapor yayımlandı. 91 sayfalık raporun 56 sayfası şehir hastanelerine ayrılmış. Tamamı yapılan kanunsuzluklarla ilgili.

Dört hastaneyi kapatıp bir hastaneye koyduğunuzda çok büyük oluyor. Kaliteli hizmet için personel sayısını arttırmanız gerekiyor. Ancak hastaneyi şirketler yönettiğinden dolayı kar edebilmek için az personelle hizmet vermeye çalışıyorlar. Yani tam bir fabrika mantığıyla hareket ediliyor.”

“Şehir hastanelerine giyim mağazaları açılıyor, bunun da reklamını yapıyorlar”

“Hastaneler yapılırken ilk önce restoran ve kafeler yapılıyor. Geçen radyoda bir giyim markasının reklamını gördüm. Şehir hastanesinde yer açmış. Bunun reklamını yapıyor.

Bilimsel olarak ispatlandı. İyi bir hastanenin yatak sayısı en fazla 200 ile 600 yatak arasında olması lazım. Ancak hükümet yatak sayıları binlerle ifade edilen hastaneler açıyor. Bunu da çok büyük bir şeymiş gibi duyuruyor.”

“Sağlık bakanlığı 2018’de 6 milyar lira ek ödenek istedi”

2007 yılında şehir hastanelerine 301 milyon lira, 2018’de ise 2 milyar 344 milyon lira ödenek ayrıldığının altını çizen Adıyaman, “Şehir hastaneleri devlet hastanesi gibi olacak denildi. Verilen hizmetlerden fark alınmayacak, buraların kirası döner sermayeden çıkacak gibi şeyler söylendi. Ancak bakanlık bu kiraları ödeyebilmek için 2018’de 6 milyar lira ek ödenek istedi. Dolayısıyla özel hastaneler gibi şehir hastaneleri de kendini devam ettirebilmek için fark parası isteyecek” diye konuştu.

“Kamu lafı kandırmacadan ibaret”

‘Sağlık hizmeti ücretsiz veriliyor’ ve kamu-özel işbirliği sözündeki ‘kamu’ lafının kandırmacadan ibaret olduğunu söyleyen Toker ise, “Vatandaş rızasını devşirebilmek için böyle bir yalan söyleniyor. Bu projenin kamuyla hiçbir ilgisi yok. Şehir hastaneleri tamamen özel sektör projesidir” dedi.

Adıyaman ise sözlerini şu şekilde bitirdi:

“Şehir hastaneleri projesi çökmüştür. Bundan sonra düşünülmesi gereken sözleşmelerin nasıl feshedileceği ve bu oluşan kamu zararının kimlerden tahsil edileceğidir.”

you're currently offline