Karar gazetesi yazarı Ahmet Taşgetiren, ceza infaz indirimi yasa teklifinde bazı suçların yer almamasının eşitlik ilkesine karşı olacağını söyledi ve “Kimse şiddet kullananı, terör uygulayanı, kin ve nefret saçanı, darbeye kalkışanı dışarı salalım demiyor” dedi. Karar yazarı, “iltisak, irtibat ve üye olmamakla birlikte” ifadesiyle on binlerce insanın cezaevinde olduğunu söyledi.

Karar yazarı, “Toplumsal barış fırsatını kaçırmak” başlıklı köşe yazısında TBMM’nin gündeminde olan infaz indirimi yasa teklifini yazdı.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın geçmişte söylediği “Benim bir ilkem var. İlkem de şudur: Devlete karşı işlenen suçlarda devlet affedici olabilir. Ama kişilere karşı işlenen suçlarda devletin af yetkisi yoktur” ifadelerini hatırlatan Taşgetiren, gündemdeki teklifin bu söz ile çeliştiği görüşünü dile getirdi.

“Bir gizli oylama yapılsa Ak Parti grubunda, nasıl bir sonuç çıkar sizce? Bence önemli bir sayıda bu kanunun siyasi suçları da kapsayan şekilde düzenlenmesi yönünde çıkar” yorumu yapan Taşgetiren, şöyle devam etti:

Bunun açıktan söylenemiyor olması, iki sebebe bağlı olabilir:

Bir: Cumhurbaşkanı ile ters düşmek.

İki: FETÖ suçlamasına maruz kalmak.

Ak Parti grubunun böyle olması, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın “tayin edici” vasfı sebebi ile ve  Türkiye siyasetinin genel karakteri dikkate alındığında yadırganmayabilir.
Ama aynı soru sayın Cumhurbaşkanı açısından da göz ardı edilemeyecek niteliktedir. Sayın cumhurbaşkanı “İlkem” diye bahsediyor zikrettiğimiz yaklaşımdan. Yani bu düzenleme şayet Cumhurbaşkanının perspektifi ile hazırlanmış ve nihai planda onayından geçmiş ise, o zaman neden kendi ilkesi ile çelişkiye düşülmesi göze alınıyor? 

Karar yazarı kimsenin şiddet kullanan, terör uygulayan, kin ve nefret saçan, darbeye kalkışan insanları “Dışarı salalım” demediğinden bahsederken şunları söyledi:

Ama yaşanan süreçlerde “iltisak – irtibat – üye olmamakla birlikte” diyerek içeri doldurulan on binlerce insan var. Birbiriyle mücadele eden bilmem kaç örgüte aynı anda irtibatlı diye içeri alınıp alınıp bırakılanlar var. “O olmadı şu suçtan içerde tutalım, yeter ki içerde tutalım” mantığı ile “yargı adına oynanan” insanlar var. Darbe, ayaklanma ve nihayet casusluk suçlarının “ya tutarsa” mantığıyla giydirilme durumu var. 

Ne okuyorum? Ak Parti 18 yıldan beri iktidarda, henüz yüreği rahatlamadı. Toplumla sakin bir ilişki kuramıyor. Gerilimli. İktidar adına tüm konuşmalar bir yerlere öfke içeriyor. 

Durulmak lazım biraz. Barışmak lazım tüm toplum kesimleriyle. İnfaz yasası bunun vesilesi olabilirdi. Fırsat kaçırılıyor. Sürekli savaş tamtamları çalanlar Ak Parti’ye iyilik etmiyor.