20 Ocak 2021

Habertürk yazarı Sevilay Yılman, işsizlik rakamlarının arttığını ve işverenlerin de zor durumda olduğunu yazdı.

Türkiye’ni en büyük sorununun işsizlik olduğunu düşündüğünü kaydeden Yılman, “Denilecek ki şimdi; “Devletin resmi istatistik kurumu TUİK daha dün açıkladı ki işsizlik rakamları geçen yıla oranla düşmüş. Sen neye dair böyle bir tespitte bulunuyorsun? Hangi veriyle sallıyorsun?” Bir veri yok tabii ki elimde ama “İş arıyorum” diyerek bir umutla şahsımı arayan, yazan, CV’sini ulaştıran o kadar çok insan var ki…” diye yazdı.

 

Reel işsizlik rakamlarımız maalesef TUİK’in açıkladığının çok çok üzerinde.” düşüncesini dile getiren Yılman, “Ha bu dediğimle TUİK rakamları çarpıttığı manası filan çıkarmasın kimse!” ifadelerini kullandı.

Yılman’ın bugünkü “TUİK’in işsizlik oranıyla bizim oran niye bu kadar farklı?” başlıklı yazısı şöyle:

“Önüme bir anket gelse…

Ve; “Sizce Türkiye’nin şu anda ki en büyük sorunu nedir?” diye bir soru sorulmuş olsa.

 

Pahalılık, yoksulluk, pandemi, deprem ve diğer tüm sıkıntılı konulara rağmen saniye düşünmeden; “İşsizlik!” derim.

Denilecek ki şimdi; “Devletin resmi istatistik kurumu TUİK daha dün açıkladı ki işsizlik rakamları geçen yıla oranla düşmüş. Sen neye dair böyle bir tespitte bulunuyorsun? Hangi veriyle sallıyorsun?”

Bir veri yok tabii ki elimde ama “İş arıyorum” diyerek bir umutla şahsımı arayan, yazan, CV’sini ulaştıran o kadar çok insan var ki…

İstatistik rakamlarını görmeme, bilmeme gerek yok!

 

Önceki yıllarda da olurdu.

Tanıdık, eş, dosttan özellikle medyada konumlandırmak istedikleri üniversite mezunu çocukları ile ilgili yoğun talep gelirdi.

Ama bu yıl sadece medya değil.

Hemen her sektörde arayış içerisinde olan insanlardan; “İşsizim bana yardımcı olur musun?” yakınmalarıyla karşılaşıyorum.

Sadece eş, dost da değil artık.

Eposta üzerinden, sosyal medya hesapları üzerinden özellikle genç kardeşlerimden gelen yardım, destek talepleri dağ gibi yığılmış durumda.

Keşke elimde bir sihirli değnek olsa da hepsinin talebine yardımcı olabilsem.

Ama mümkün değil.

Çünkü işi verecek olanın yani işverenin bir yeni istihdama kapısı açık değil.

Eskiden iyi kötü nazım geçerdi.

İhtiyaç var veya yok tanıdığım bir işverenden ricam kırılmaz ilettiğim CV değerlendirmeye alınırdı.

Şimdi bırakın; “Gönderin arkadaşın CV’sini bir bakalım” filan diyeni.

Aradığım her iş verebilecek pozisyonda ki kişi telefonda zırıl zırıl ağlıyor.

Bir de onları dinliyorum yani.

Geçen gün. İTÜ Makine Mühendisliği bölümünden mezun olmuş ve yüksek lisansını  da Amerika’da yapmış  zehir gibi genç bir kardeşim için çok eskilerden tanıdığım hemşerim olan sanayiciyi aradım.

İmkanı olsa asla beni kırmayacak hemşerimin dediğini aynen aktarıyorum; “Bacım keşke ricana cevap verebilecek konumda olsaydım. Ancak şu an imkansız. Emin ol işten çıkarma yasağı olmasa çalışanın yarısından çoğuyla ilişkiyi keseceğim. Çünkü döndüremiyoruz artık. Yürütemiyoruz!”

Bu bir örnek.

Ama emin olun genel manzara bu durumda.

Pandemi dolayısıyla yasak olmasa işten çıkartma…

TUİK’in o rakamlarının oranını düşünmek bile istemiyorum.

Tabii bir de ücretsiz izin ve kısa çalışma ödeneği durumu var.

Bundan dolayı perişan durumda olup yeni bir iş arayışında olanlar.

TUİK bunları da hesaba katmıyor.

Neden?

Çünkü ücretsiz izinde de olsa veya devletin verdiği üç kuruşluk kısa çalışma ödeneğinden de faydalanıyor olsa SGK’sı devam ettiği için iş arayan ya da işsiz kategorisine dahil edilmiyor bu insanlar.

Hülasa…

Kimse boşu boşuna hevese kapılıp da; “Ay şahane! TUİK’in açıkladığı rakamlara göre Türkiye’de işsizlik oranı, Ekim 2020’de 2019’un aynı ayına göre 0,7 puan azalarak yüzde 12,7 oldu. Söz konusu dönemde işsiz sayısı 391 bin kişi azalarak 4 milyon 5 bin kişiye geriledi!” filan diye sevinçlere boğulmasın.

Çünkü reel işsizlik rakamlarımız maalesef TUİK’in açıkladığının çok çok üzerinde.

Ha bu dediğimle TUİK rakamları çarpıttığı manası filan çıkarmasın kimse!

Öyle bir şey yok tabi ki.

TUİK eldeki veriler, şartlar üzerinden oranları hesaplıyor ve öyle olunca da bu yıl sanki geçen yıla göre işsizlik oranları düşmüş gibi bir tablo çıkıyor ortaya.

Olay bu kadar basit!

Not; Bu arada TUİK’in reel olarak karşılığı olan oranları da var tabii. Pandemi ve ekonomik bunalım dolayısıyla insanların mevcut durumdan dolayı ne kadar büyük bir umutsuzluk içerisinde olduğunu gösteren rakamlar. Mesela iş aramayıp çalışmaya hazır olanların sayısı 2 milyon 175 binden, 4 milyon 348 bine, iş bulma umudu olmayanların sayısı bir yılda 843 bin kişi artarak 668 bin’den 1 milyon 511 bin kişiye yükselmiş. Korkunç bir tablo. Çok korkunç!”

Paylaş Share Tweet NAYN