AK Parti tarafından Ankara Büyükşehir Belediye Başkanlığı’na aday gösterilen Mehmet Özhaseki, seçim çalışmaları ve hedeflerine ilişkin olarak Yeni Şafak’tan Fazlı Şahan’a konuştu.

“Belediyeleri denetleyen kurumlar var. Para açısından Sayıştay, her girdi çıktıyı denetler. İşlemler açısından İçişleri Bakanlığı, imar açısından Çevre ve Şehircilik Bakanlığı her zaman belediyeleri denetleyen kurumlardır. Bir taraftan da biz genel merkez nezdinde bütün belediyelerimizi takip edeceğiz” diyen Özhaseki, özetle şunları söyledi:- Buralarda partimizin kendine has prensiplerine uyuyorlar mı uymuyorlar mı? Bir bir takip edeceğiz. Eskiden vatandaş oy verir beş sene iyi kötü katlanırdı. Bazen hoşuna gitmezse ‘Elim kırılsın!’ der ama bir şey olmazdı. Şimdi o dönem tamamıyla kapandı. Bizim gösterdiğimiz aday arkadaşlarımız Sayın Cumhurbaşkanımızın açıkladığı manifestoya uyacak ve bu manifestomuzu şehrine uyarlayacaklar. Belediye başkanlarımız tarafsız olacak ve oy veren vermeyen herkesin belediye başkanı olacak.

‘BELEDİYELERİN KARNESİ ÇIKARILACAK’

— Belediyelerimizin mali tabloları, personel giderleri ve yatırım bütçesi üzerinde nasıl bir uygulama yaptığının karnesi çıkarılacak. Bu da çok net bir şekilde Sayın Cumhurbaşkanımız tarafından takip edilecek.

‘ÇOCUK KÖYÜ VE KÜLTÜR PROJELERİ ÖNEMLİ’

— Ankara için açıkladığımız 111 projenin için en pahalı ve bizi yoracak olan projeler metro ve ulaşım sistemleri. Beni en çok heyecanlandıran proje çocuk köyü, kültür yolu projeleri. Öbürleri zaten olmazsa olmazımız.

‘MİLLET BAHÇESİ HEYECANLANDIRIYOR’

– Ankara trafiğini rahatlatabilmek adına metro ağları iyice genişletilebilmeli. Belli semtlere mutlaka gitmeli. Ben yeni projelerin peşindeyim. Dünyada ilklerin peşindeyim. Ankara bunu hak ediyor. 13 tane millet bahçesi yapmak beni heyecanlandırıyor.

‘İLÇE AYRIMI YAPMADAN HİZMET’

— Çevre ilçelerin nüfusu az olabilir orada da temel prensip şu, şehir merkezinde ne varsa orada da o olacak. Alt yapısından üst yapısına. Hepsi yapılacak.

‘PROJELERİMİZ ÖRNEK OLACAK’

— Ankara’da uygulayacağımız yönetim tarzı ve ortaya koyacağımız projelerin sadece çevre iller değil 81 il tarafından örnek alınacak. Burası Ankara, herkesin gözü başkentin üzerinde. Burada doğru ve şeffaf bir yönetim uygularsak herkes bunu örnek almak için çalışacaktır. Ortaya koyacağımız projeler tüm Türkiye’nin projeleri olacaktır. Sadece Ankara’ya değil, Türkiye’ye hitap edecek. Elbette ki Ankara’daki zenginlik, büyüme çevre illere de yansıyacaktır.

‘SAHADA ÇOK GÜZEL BİR HAVA VAR’

– Sahaya çıktıkça herkese kendimi tanıttıkça, yaptıklarımı anlattıkça Ankara hakkında düşündüklerimi ifade ettikçe güzel başkentimizin nelere ihtiyacı olduğunu söyleyip projelerimi onlarla paylaştıkça ben arazide çok daha güzel bir hava estiğini görüyorum. Bir taraftan beni tanımış oluyorlar, bir taraftan belirsizlik ortadan kalkıyor, bir taraftan hükümet olarak Ankara’ya neler yapabileceğimiz netleşmiş oluyor. Her gittiğimiz yerde vatandaşımızın yoğun ilgi ve sevgisi tabii doğal olarak bizleri mutlu ediyor. Yolumuz açık çok şükür. İnşallah, 31 Mart gecesi büyük bir zaferle Ankara’da gönül belediyeciliğini zirveye çıkaracağız.

PROJELERDE ORTAK AKIL

— ‘Biz’ kültürünü hakim kılmak lazım. İstişaresiz iş yapmamak lazım. Belediyelerin koca koca bütçeleri var. Bütçelerde öncelikle harcamanın nasıl yapılacağı bölgenin neye ihtiyacı olduğu hususunu popülist bir anlayışla değil, akşamdan sabaha karar vermiş birtakım anlayışlarla değil, orada yaşayan herkesin söz sahibi olduğu, ortak akıl ve istişarelerle bu işi sürdürmek doğru diye düşünüyoruz. Bu bütçeler zor oluşuyor, bütçeler milletin malı. Milletin helal paralarından oluşan bütçelerimizi şehrimiz ve vatandaşlarımız için güzel hizmetlerde kullanmak lazım.

‘KOPYACILIKTAN UZAK DURDUK’

— Manifestoda 11 maddelik temel prensipler var. Bu temel prensiplerdeki hususlara dikkat edildiğinde halk daha da rahat edecektir. Her şehrin kendine özgün özellikleri var. Kopyacılıktan uzak projeler hazırlıyoruz. Plan değişikliklerinde kamu yararı dikkate alınacak.

‘HAYVANLAR SAĞLIKLI HALE GETİRİLECEK’

– Şehirde insanlar kadar hayvanların, bitkilerin de hakkı vardır. Sokaklarda başıboş gezen, kontrol altında olmayan hayvanlar tehlikeli olabilir. Bunların alınıp bir taraftan sağlıklı hale getirilmesi lazım. Aşılarının yapılması lazım. Sonra hayvanları doğal ortamına bırakmak lazım.

‘DOĞAL ORTAMDAN KOPARILMAYACAKLAR’

— Onları hayvanat bahçesi yapıyorum diye bir hapishane içerisinde tutmak kadar kötü bir durum olamaz. Bizim yapacağımız projede hayvanlarımız doğal ortamından koparılmamasını öngörüyor ve ona olanak sağlıyor.

‘CHP, PKK’NIN SİYASİ UZANTILARIYLA BİRLİKTE’

— Meclis’te de CHP ile birlikte hareket ediyorlar. HDP’nin almış olduğu bu kararın vatandaş tarafından çok fazla dinleneceğini zannetmiyorum. CHP bir taraftan PKK’nın siyasi uzantısı ile pazarlık ederken öbür tarafta da İYİ Parti ile iş birliği yapmaya devam ediyor. Bu çok çelişkili bir durum. Bunu zaten izah edemiyorlar.

‘SİYASETTE HİÇBİR ŞEY GİZLİ KALMIYOR’

– Gizli kapaklı görüşmeye çalışıyorlar. Siyasette gizli hiçbir şey kalmıyor. Açığa çıktığı zaman bocalamaya çalışıyorlar. İnkar edecek gibi oluyorlar ama edemiyorlar. Dilleri ile dişleri arasında mırın kırın ile işi sürdürüyorlar. CHP bir kere Mustafa Kemal Atatürk’ün partisiyim, diye ortaya çıktığında ve sosyal demokrat çizgisindeyiz, dediğinde neden bu kadar köklü parti kendi içinden kendisi sosyal demokrat olarak özümsemiş bir adayı çıkaramıyor bunun cevabını seçmenine vermek zorunda.

‘GAFLET İÇİNDELER’

— Bunu CHP seçmenine anlatamazlar. Bugün neden PKK’nın siyasi uzantısı ile bir araya gelmek gibi bir gaflet içerisinde bulunuyorlar? Neden katilleri her zaman koruyanlarla iş birliği yapmak için çırpınıyorlar. Niye bunu dürüstçe yapmıyorlar. Madem bunun doğru olduğuna inanıyorlar, çıkıp aleni olarak savunmalılar. Yiğitçe çıkıp “Evet, biz PKK’nın siyasi uzantısı ile şundan dolayı beraber adım atıyoruz” diyebilmeliler.

SEÇMENE ASLA ANLATAMAZLAR

— Bir başka zorluk İYİ Parti tarafında. Destekledikleri ve ortak oldukları parti kendilerinin belki de varlık sebeplerine karşı olan bir parti şu anda. Milliyetçi olduğunuzu söyleyeceksiniz, ülkücü olduğunuzu söyleyeceksiniz. “Alparslan Türkeş’in mirasçısıyız” diyeceksiniz güzel bunu tartışmıyoruz. Bir taraftan PKK’nın siyasi uzantıları ile iş birliği yapan her fırsatta onlara destek çıkan parti ile çok çıkarcı bir şekilde ortaklık kuracaksınız. Bu anlaşılır bir şey değil. Seçmeninize ve vatandaşımıza bu çelişkiyi asla anlatamazsınız.

No more articles