Habertürk gazetesi yazarı Nagehan Alçı, Cumhurbaşkanlığı Yüksek İstişare Kurulu (YİK) üyesi Cemil Çiçek’in 4 yıldır tutuklu bulunan eski HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş ve 3,5 yıldır tutuklu bulunan iş insanı Osman Kavala‘nın tutukluluğunu eleştiren Yüksek İstişare Kurulu üyesi Bülent Arınç‘a büyük oranda destek verdiğini söyledi. Alçı, “Somut olarak Selahattin Demirtaş ya da Osman Kavala ile ilgili konuşmak istemiyor ama Türkiye’nin özgürlükçü demokratik hukuk devleti olmasının Türk milletinin istikbali için şart olduğunu yine milliyetçi bir lisanla bana tane tane izah etti” dedi.

Habertürk gazetesi yazarı Nagehan Alçı, ‘Bülent Arınç ve İslami kesim içi muharebe’ başlığıyla kaleme aldığı yazısına, “Habertürk TV’de Perşembe akşamı yaptığımız Bülent Arınç yayını çok büyük yankı yarattı. Arınç’ın açıklamaları ortalığı birbirine kattı” diye başladı.

Alçı’nın yazısında ilgili bölüm şöyle:

“Olayın benim özellikle ilgimi çeken diğer bir tarafı yine Bülent Bey gibi eski TBMM Başkanı olan Cemil Çiçek’in de büyük oranda Arınç’a destek vermesi.

Arınç İslamcı Milli Görüş geleneğinden, Çiçek ise koyu milliyetçi-muhafazakar, Yeniden Milli Mücadele Hareketi geçmişinden geliyor.

Fakat iki ayrı ekolden iki ak saçlı AK Partili benzer noktada birleştiler.

Arınç’ın bu açıklamaları kimseyi şaşırtmamalı. Zira özellikle son 2 yıldır aynı minvalde fikirlerini zaman zaman dile getiriyor zaten.

Fakat Cemil Çiçek’in son dönemde açık ettiği tavrı daha da ilginç ve ezberlere ters.

Ben dün Sayın Çiçek ile telefonda yarım saati aşkın konuştum. Detaylı ve samimi bir şekilde yargıdaki problemleri, esas meselenin kanunlar değil, zihniyetten kaynaklandığını, tutukluluğun istisnai ve tedbir amaçlı olmaktan çıkmasının verdiği zararları anlattı. Arınç’a destek veriyor. Somut olarak Selahattin Demirtaş ya da Osman Kavala ile ilgili konuşmak istemiyor ama Türkiye’nin özgürlükçü demokratik hukuk devleti olmasının Türk milletinin istikbali için şart olduğunu yine milliyetçi bir lisanla bana tane tane izah etti.

Hayat ne garip… Özgürlükçü-demokrat çizgide yazarlar olarak bizler eskiden en çok Cemil Bey’e kızardık. İslamcı kalemlerin de yıldızı Sayın Çiçek ile barışmazdı. Çünkü özellikle Kürt meselesinde çok şahin ve sert tavırları vardı. Laiklik dışındaki tüm konularda Kemalist statüko ile uyumlu bir çizgiye sahipti.

O zaman ‘Kürdistan diye ayrı bir eyalet olmalı’ gibi argümanları savunan ve Cemil Çiçek’e faşist demeye getiren kimi İslamcı ve seküler kalemler bugün kendisine nerdeyse ‘vatan haini’ muamelesi yapacaklar. İnanılmaz bir saf değişmesi var. Burada artık bir fikir kavgası yok. Bu başka bir şey.”