İran’da ABD’nin Kasım Süleymani suikastı ve Ukrayna uçağının yanlışlıkla düşürülmesi sonrası toplumsal gerilim, devlet televizyonu ekranlarına da yansıdı. İran devlet televizyonu IRIB’de çalışan en az üç spiker işten ayrıldı.

İstifa eden gazetecilerden Gelare Cabbari, Instagram hesabından yaptığı açıklamada “İnsanlarımızın öldürülmüş olduğuna inanmak benim için çok zor. Bunu geç fark ettiğim için beni bağışlayın. 13 yıldır size yalan söylediğim için beni affedin” ifadelerini kullandı.

Bir diğer sunucu Zehra Hatemi de “Bugüne kadar beni ana haber sunucusu olarak kabul ettiğiniz için teşekkür ederim. Televizyona geri dönmeyeceğim. Beni affedin” sözleriyle istifa etti.

Meslektaşları Saba Rad da, “21 yıl medya sektöründe çalıştıktan sonra artık medyada çalışmaya devam edemeyeceğim. Edemem” dedi.

Tahran merkezli İranlı Gazeteciler Birliği, İran resmi medyasının itibarının zedelendiğini belirttiği açıklamasında yaşanan durumu ‘kamu güveninin cenazesi’ olarak yorumladı.

Birlik açıklamasında şu ifadeleri kullandı:

“Yanlış bilgilerin yayınlanmasının kamuoyunun güveni üzerinde ciddi bir etkisi oldu. Bu, medyanın zaten çok da sağlam olmayan konumunu her zamankinden daha fazla sarstı. Durum çok karmaşık hale geldi. İran devlet televizyon çalışanları güvenilirliklerinin kaybolduğunu kabul ediyor”

İran merkezli Press TV yorumcusu Ganbar Nadiri de BBC Radio’ya verdiği demeçte şu demeci verdi:

“Hükümete güven çok az. Uçağın düşürülmesiyle ilgili yalanlar söylemeleri halkın güvenini sarstı. Kasım Süleymani suikastı sonrası milyonlarca kişi sokağa çıktı. Bu  çok nadir görülen bir birlik anıydı. Ama Devrim Muhafızları bunu yok etti. Bir gazeteci olarak geceleri rahat uyuyabilmelisiniz. Bu nedenle asla gerçeklerden uzaklaşmayacağım. Bu çok büyük  bir ulustur. Kabul edilemez birçok hata yapıldı. İran Devrim Muhafızları sivil bir uçağı vurursa onu kınamaktan başka seçeneğim kalmaz”