24 Ocak 2021

Gelecek Partisi Adalet Politikaları Başkanlığı, avukatlara da tespit ettikleri hukuka aykırılıkları ihbar etme zorunluluğu getiren düzenlemenin avukatları jurnalciliğe zorlayacağını belirterek “Hükümet olarak geldiğiniz nokta, ‘Çoklu baro’ dan sonra ‘ihbarcı avukat’ müessesi getirerek ‘yargı reformu’ iddiası ile çıktığınız yolun sonunu çok iyi göstermektedir” eleştirisi yapıldı.

AKP milletvekillerinin verdiği Kitle İmha Silahlarının Yayılmasının Finansmanının Önlenmesine İlişkin Kanun Teklifi TBMM Adalet Komisyonu’nda kabul edildi.

Gelecek Partisi Adalet Politikaları Başkanlığı’nca yapılan açıklamada, “Bu teklif yasalaştığı takdirde, Anayasamızın sayılan hükümleri başta olmak üzer birçok vatandaşlık hakkı ile hukukumuzun bir parçası olan AİHS ve İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi ve ilgili kanunlarda koruma altına alınmış olan temel hak ve özgürlüklerin ciddi bir tehdit altına gireceğine kuşku yoktur” denildi.

Gelecek Partisi Genel Başkan Yardımcısı Ali Aydın’ın başkanlığını yürüttüğü Adalet Politikaları Başkanlığı’nın yaptığı açıklama şöyle:

“TEMEL HAK VE ÖZGÜRLÜKLERE TEHDİT”

Bu teklif yasalaştığı takdirde, Anayasamızın sayılan hükümleri başta olmak üzer birçok vatandaşlık hakkı ile hukukumuzun bir parçası olan AİHS ve İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi ve ilgili kanunlarda koruma altına alınmış olan temel hak ve özgürlüklerin ciddi bir tehdit altına gireceğine kuşku yoktur.

İHBARCI AVUKAT MÜSSESESİ

Avukatlığı hafiyeciliğe zorlayan bu yaklaşım başta avukatlık mesleği ve hukukun, yargının içine sürüklendiği durumu göstermesi bakımından son derece manidardır. Bu teklif, bizzat avukatlık mesleğini ve vatandaşların özel hayatlarını tehdit eden otoriter bir anlayışın ürünüdür. Davasını üstlendiğiniz bir vatandaşın savunmasını yaparken aynı zamanda kendisini ihbar etmeyi zorunlu kılan düzenlemenin amacı topluma ve özellikle savunma mesleğine yeni bir baskı kurmak ve otoriter bir rejim ihdas etme gayretinden başka bir şey değildir. Hükümet olarak geldiğiniz nokta, ‘Çoklu baro’ dan sonra ‘ihbarcı avukat’ müessesi getirerek ‘yargı reformu’ iddiası ile çıktığınız yolun sonunu çok iyi göstermektedir.

BAROLAR BİRLİĞİ’Nİ GÖREVE ÇAĞRIYORUZ

Saray Hükümetinin bir talebi olduğu açık olan bu teklife karşı sessiz kalan başta Türkiye Barolar Birliği’ni, baroları ve başta avukatlar olmak üzere savunmanın kutsallığına inanan herkesi göreve çağırıyoruz. Gerek STK’lara yapılmak istenen kayyum ve kapatma ve gerekse avukatları jurnalciliğe zorlayan bu düzenlemelerin ‘Kitle İmha Silahlarının Yayılmasını ve Finansmanını Önleme’ ye yönelik bir kanun çalışmasının içine yerleştirmenin kurnazlığını anlıyor olsak dahi alakasını kurmak mümkün değildir… “

Paylaş Share Tweet NAYN