Döviz yükselince ne oluyor?

Döviz yükselince bir kere insanların yaptığı bütçeler şaşmaya başlıyor. Çünkü, biz dövize çok bağlı bir ülkeyiz. Ayrıca, bizim ihraç ettiğimiz ürünlerin üçte ikisinin girdileri ithal, kendi kaynaklarımız kıt, bunları dışarıdan dövizle alıyoruz. Döviz yükselince, ithal eden bir ülke olduğumuz için doğalgaz ve petrol gibi, emtia gibi maliyetlerimiz yükseliyor. Maliyetlerimiz yükseldiği zaman da enflasyon yükseliyor. Enflasyon yükseldiği zaman da faiz yükselmek zorunda kalıyor. Faizin yükselmesi de ülkenin büyümesi, tüketimi ve yatırımını olumsuz etkiliyor.

Neden Ekonomik Sorunlarımız Oluyor?

Makro ekonomik rakamların bazıları iyi, meselâ bütçe açığı yüzde eksi 1,5 ile eksi 2 arası. Maastricht Kriterleri’ne göre eksi 3’ün altında olması lâzım ki, Avrupa ülkelerinin ortalaması yüzde eksi 5. Onun için o konuda biz iyi durumdayız. Kamu borcumuz yüzde 35’lerde. Maastricht kriterlerine göre yüzde 60’ın altında olmamız lâzım, Avrupa ülkelerinin ortalaması yüzde 100 civarında, hatta yüzde 110.Burada da iyi durumdayız. Fakat, yükselen bir enflasyonumuz var. Üçüncü çeyrekte küçüldük, küçülen bir ekonomimiz var. Dışa bağımlılık var, dış ticaret açığı veriyoruz. Bunlar tabii ki ülke için negatif.

Ekonomi ile güven çok kardeştir. Yani, ne kadar çok güven duyarsanız, o zaman yatırımlarınızı, tüketiminizi yaparsınız. Şu anda daha çok siyasetten gelen bir belirsizlik olduğu için ekonomiye de bunun yansıdığını görüyoruz son dönemde.

Fitch’in Türkiye notu! Bu notun anlamı ne?

Ağustos’ta Fitch’in toplantısı vardı. Görünüm durağanken negatife çekecek diyen herhalde nadir kişilerden biriydim. Beklentim şuydu: Fitch not indirimi yapsa bile önce görünümü negatife çeker. Bir kuruluşun hem notu vardır, hem de görünümü vardır. Görünüm pozitif demek, “Ben seni pozitif aldım, bir dahakine notunu artıracağım” demek. Durağan demek, “Şu anda nötrüm” demek. Negatif demek de, “Bir dahakinde notunu indireceğim” demek. Şimdi Ağustos’ta Fitch bizim görünümü durağandan negatife çekti. Bu şu demek: Ben bir dahaki sefer eğer düzelme görmezsem senin notunu indireceğim. Ağustos’tan beri 6 ay geçti, bayağı bir şeyler yaşadık, iyiye mi gitti, hayır iyiye gitmedi. Ekonomik olarak iyiye gitmedi, hatta daha kötüye gitti. Çünkü o zaman üçüncü çeyrekte küçülmemiştik, enflasyon yükselmiyordu. Onun için ben çok uzun zamandır notun ineceğini bekliyordum.

FİTCH NOT SİSTEMİ

Politika faizi nedir?

Aslında referans faiz. Fakat, bunu çok daha az kullanacağı gözüküyor, daha çok üst bant faizini kullanacak. Bir de; geç likidite penceresini 10’dan 11’e çekti. Bu da şu demek: Yani bu bankalar çok açıkta kaldığı zaman, saat 4’te bu pencereyi kullanıyorlar, ama bunu da kullanacağını gösteriyor. Burada tabii ki bir baskı var Merkez Bankası üstünde, bir siyasi baskı var, onu biliyoruz. Tabii ki, faiz artırmak kolay değil ekonomi küçülürken, o da bir baskı.

Yani bir ekonomik baskı var, bir de siyasi baskı var… Ama bir taraftan da kur var. Kur gittiği zaman da, ileride daha fazla faiz artırmak zorunda da kalabilir. Ben bir risk aldığını düşünüyorum, özellikle enflasyon gidişatına bakarak. Eğer enflasyon yükselmeye devam edecekse ki, böyle bir beklenti var, bu faizi daha da yükseltmek zorunda kalacak, eğer fiyat istikrarına hâlâ devam edecekse.

Gazeteci Ayşe Karabat’ın Ekonomist Murat Sağman ile gerçekleştirdiği söyleşinin tamamına ulaşmak için; http://aljazeera.com.tr/al-jazeera-ozel/siyasi-belirsizlik-bitmeli