fbpx

Erdoğan: Merkez Bankası’nın bağımsızlığının neticesini göreceğiz, sabır bir yere kadar

AK Parti Genişletilmiş İl Başkanları toplantısında konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Merkez Bankası faiz artırımın oldukça yüksek bir oranla gerçekleştirdi. Diyor ya ‘Bağımsızlık’, haydi buyur bağımsızlık. Şimdi bakalım bağımsızlığın neticesini göreceğiz. Şu an şahsen benim sabır safhamdır ve bu sabır bir yere kadar” dedi.

AK Parti Genişletilmiş İl Başkanları toplantısında konuşan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, döviz kurundaki yükselişle ilgili, “Seçim öncesinin belirsizlikleri sebebiyle böyle bir kıpırdanma olabilir diye baktık. Buna karşılık daha sonraki gelişmeleri aynı hüsnüniyetle değerlendiremiyoruz. Temmuz ayı boyunca da aynı seviyelerde seyreden dövizin ağustosta bir anda 7 lira seviyesine yükselmesi başlı başına bir ekonomik suikast girişiminin delilidir” ifadesini kullandı.

Erdoğan, “ABD yönetiminin ülkemizin egemenlik haklarına açıkça saygısızlık taleplerine cevap vermedik diye böyle bir sonucun ortaya çıkması meselenin tamamen siyasi olduğuna işaret ediyor. Türkiye’nin yaşadığı bu hadise dünyada artık hiçbir ülkenin siyasi ve ekonomik güvenliğinin kalmadığının ifadesidir” dedi.

Dün politika faizi olan bir haftalık repo faizini 625 baz puan artıran Merkez Bankası’na seslenen Erdoğan,  “Merkez Bankası sürekli gündeme getirilen faiz artırımını, üstelik oldukça yüksek bir oranla gerçekleştirdi. Diyor ya ‘Bağımsızlık’, haydi buyur bağımsızlık. Şimdi bakalım bağımsızlığın neticesini göreceğiz. Şu an şahsen benim sabır safhamdır ve bu sabır bir yere kadar. Çünkü biz sömürü manivelalarına eyvallah edemeyiz” diye konuştu.

Erdoğan’ın açıklamalarından satır başları şöyle:

— Türkiye, 24 Haziran seçimlerini başarıyla geride bırakarak demokatik olgunluğunu tüm dünyaya göstermiştir. Milletimiz tercihini, Cumhurbaşkanlığı’nda şahsımı, Meclis’te partimizden yana kullanmıştır, istikrar demiştir.

— Biz döviz kurunun yatay seyre geçmesini beklerken tam tersi bir durumla karşılaştık. ABD’nin açıklamaları ile alçak bir döviz saldırısına maruz kaldık. Dövizdeki artış mantıkla açıklanamayacak şekilde yükseltildi. Yılbaşında, 3.8 olan, Nisan başında yaklaşık 4 olan, Haziran’da 4.6’yı bulan kuru buraya kadar anlayabilirdik. Seçimde böyle bir kıpırdanma olabilir diye baktık. Daha sonraki gelişmeleri öyle değerlendiremiyoruz.

— Temmuz’da aynı seyri gösteren dövizin, Ağustos’taki yükseliş bir döviz suikasti girişimidir. ABD yönetiminin egemenlik haklarımıza saygısızlık eden tutumlarına karşılık vermedik diye oluyor. Türkiye bir kabile devleti değildir, hukuk devletidir.

— Hiçbir zaman enflasyon Merkez Bankası’nın açıkladığı gibi olmamıştır. 3. çeyrekte revize ediyor. Madem biliyorsun neden revize ediyorsun? Faizi biliyorsun da, enflasyonu neden bilemiyorsun?

— Merkez Bankası faiz artırımını oldukça yüksek gerçekleştirildi. Bağımsızlığın neticesini göreceğiz, şahsen sabır safhamdır. Biz sömürü manivelalarına eyvallah edemeyiz. Ben yatırımcıma bakarım. Bir ülkenin kalkınması üretim, üretim, üretimdir. Finans kuruluşlarının yapması gereken bu çarkı döndürmektir. Finans kuruluşlarının ayakta kalması da reel ekonomi ve reel yatırımcıya bağlıdır. Tulumbadan su gelmezse susuz kalırsın. Kişisel olarak faiz meselesine bakışımı böyle bilmenizi isterim.

‘ÖYLE 25 KURUŞA SİMİT YOK’

— Gazı alan bastır gidiyor. Önüne gelen zam yapıyor. Faizle ilişkisi olsun olmasın yapıyor. AVM’lerde dövizle kira alıyor, kira dolar. Elektriği, suyu dövizle mi ödüyorsun? Öyle 25 kuruşa simit yok.

— Kim ki döviz talep ediyor, ilgili merciiye şikayet edilmeli.

— Türkiye’yi döviz kuru üzerinden vurmak isteyenlere cevabımızı, kurun geldiği seviyenin avantajlarını ihracatımıza ve bununla bağlantılı olarak üretime, istihdama yansıtarak vermeliyiz.

— (Yurt dışındaki vatandaşları) Kamuya ilave gelir sağlayacak altın ve avro tahvilleriyle kira sertifikalarını değerlendirmeye davet ediyorum.

— İhracat ve ithalatla işi olmayan hiç kimsenin dövizle işi olmamalıdır. Vatandaşlarıma sesleniyorum, paramıza, paranıza güvenin. Tüm tasarrufların dövizden Türk lirasına ve kendi paramızla değer biçilen finans araçlarına yönlendirilmesi gerekli.

‘NE OKUL KİTAPLARINDA, NE SAĞLIKTA, NE İLAÇTA BİR SIKINTI YOK’

— Unutmayın ‘Müflis tüccar eski defterleri karıştırırmış’ misali, bizi sandıkta ve sahada yenemeyenler yıllardır kolları kanatları altında besledikleri terör örgütlerini, darbecileri, cuntacıları harekete geçirdiler. Milletimizle birlikte bu oyunu da gördük.

— Ne okul kitaplarında ne sağlıkta ne ilaçta ne de diğer hizmetlerde bir sıkıntı yok. Stokçuluk yapanlar çıktı. Ani baskınlar yapılacak. Stokçulara bunun hesabı sorulacak. Benim esnafım stokçular yüzünden iş yapamıyor. Haksız kazanç elde etmek isteyen simsarlara meydanı bırakmayacağız. 2002’den beri ülkemizde yaşanan her şeyin sorumluluğu bize aittir. Bizi teğet geçer demiştik, geçti mi? Geçti. Allah’ın izni ile şimdi de öyle olacak.

‘MAHALLİ SEÇİMLERE HAZIRLANMAMIZ, OYUNLARI BOZMAMIZ GEREKİYOR’

— Mahalli seçimlere hazırlanmamız, bütün oyunları bozmamız gerekiyor. Oradan güçlü çıkmamız lazım. Partinin adayı, ehliyet, liyakat sahibi, dürüst, toplumda takdir edilen isimler olacak. Bu isimlerle Mart 2019 seçimlerine gireceğiz. Aday belirleme çalışmalarımızı öne çekip ona göre yürüteceğiz. Teşkilat ve diğer görevlerde bulunan arkadaşlarımızın Genel Merkez’le irtibata geçmeden hareket etmemesi gerekiyor. Kendisine adaylığı resmen tevdi edilene kadar mevcut görevini yerine getirmelidir. Bu bayrak yarışında görev değişikliği durumu olanların yeni arkadaşımız gelene kadar görevini aksatmadan yürütmesi gerekir.

— AK Parti olarak seçimlerde 2014’e göre belediye sayımızı ve oyumuzu artırmak istiyoruz. Yerel seçimde Cumhur İttifakı durumunu değerlendiririz. Yerel seçimlerde de bu ittifakı gerçekleştirme durumumuz olur. Bu olursa iki partinin de gücünü artıracağına inanıyorum.