ABD Başkanı  Donald Trump’ın 7 Müslüman ülkeye getirdiği yasak kapsamının halihazırda vizesi olanların ve göçmenlik statüsü onaylanmış kişilerin sınırdışı edilmesini durdurma kararını alan kadın yargıç Ann Donnelly, Amerikan medyasının ilgi odağı haline geldi.

25 yıl bölge savcısı yardımcısı olarak çalışan daha sonra 6 yıl eyalet yargıcı olarak hizmet veren Donnelly, 2015 yılında Demokrat Senatör Chuck Schumer’in tavsiyesi üzerine dönemin ABD Başkanı  Barack Obama’nın aday göstermesi sonucu federal hâkim olarak atanmıştı.

Donnelly’nin en önemli davası bölge savcısı yardımcısıyken, Tyco şirketinin CEO’su Dennis Kozlowski’ye şirketten 100 milyon doları çalma suçlamalasıyla açılan soruşturmaydı. Kozlowski, sahip oldığu 6 bin dolarlık altın duş perdesi ve düzenlediği 2 milyon dolarlık doğumgünü partisiyle dikkat çeken bir isimdi. Senato’da oylama sırasında federal yargıçlığa hazır olup olmadığı sorulduğunda ‘Zorluklara hazırım’ yanıtını vermişti. Evli ve 2 iki çocuk annesi olan Donnelly, Senato’daki oylamada 95 lehte, 2 aleyhte oy almıştı. Donnelly,  Michigan Üniversitesi’nden mezun olduktan sonra  Ohio Eyalet Üniversitesi’nde de hukuk eğitimi aldı.

Yargıç Donnelly, Amerikan Sivil Özgürlükler Birliği’nin (ACLU)  New York’ta gözaltına alınan iki Iraklı için yaptığı başvuruda emsal oluşturacak bir karar vererek yasak sonrası ülkeye yasal vizeyle gelmiş olanların sınır dışı edilmesini durdurma kararı almıştı. Donnelly’nin meşru oturma müsadesi hakkı tanıyan yeşil kartı (green card) ve geçerli vizesi olanların sınır dışı edilmemesine yönelik kararı okuması sırasında, başvuruyu yapan avukatlardan biri, eğer hızlı hareket etmezse bir göçmenin  Suriye’ye gönderileceği yönünde uyarı da bulundu. Bunun üzerine Donnelly, hükümete  Suriye’ye gönderilecek bu kişinin güvenliğini garanti edip edemediklerini sordu, ancak aldığı cevaptan ikna olmayınca kararı çıkardı. Donnelly’nin kararında geçerli vizesi olanların sınır dışı edilmemesi ifade edildi, ancak bu kişilerin ABD’ye alınması konusunda da bir hüküm verilmedi. Konuyla ilgili belirsizliğin şubat sonunda olması beklenen ikinci duruşmada ortadan kalkması bekleniyor.