fbpx

İki yılı aşkın süredir Edirne Cezaevi’nde bulunan eski HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş’ın ‘örgüt kurma ve yönetme’, ‘örgüt propagandası’ ve ‘suç ve suçluyu övme’ iddialarıyla suçlandığı ve 142 yıl hapis istemiyle yargılandığı davanın duruşması Ankara 19’uncu Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülmeye devam ediyor.

Demirtaş’ın savunması şöyle:

Anadilde eğitim talebini programına yazdırmış bir partinin eş genel başkanı olarak, anadile duyarlılık çağrımı bir terör faaliyeti olarak niteleyen bu savcı kimdir? Ahmet Karaca. Şimdi FETÖ’den tutuklu.

Savcı Ahmet Karaca, bir dönem Diyarbakır Adliyesini yöneten kişilerdendi. Komplo, kumpas, çete faaliyeti, her türlü ayak oyunu. Tanırız. FETÖ’cü mü değil mi bilemem ama yasa dışı bir sürü iş yaptığına tanıktık ve meydanlarda bunu söylüyorduk da.

Terörist diye tutuklanmış bir savcının, anadille ilgili yaptığım iki cümlelik değerlendirmeden, beni terör örgütü üyesi olmamakla birlikte terör faaliyeti yürütmekle suçlaması ahlaksızlığın daniskasıdır. Onun fezlekesini iddianameye koymak da komploya ortak olmaktır.

Avukatlarım iletiyor, Cemaatçiler sosyal medyada “Demirtaş bizi suçluyor ama hayır onu tutuklayan Cemaat değil AKP’dir” diyormuş. Bize yapılan operasyon, AKP-Cemaat ortaklığının operasyonudur. İşte savcı Ahmet Karaca.

Kumpasın daniskası

12 fezlekem bunlar tarafından düzenlenmiş ve tutuklanma gerekçem haline getirilmiş. Cemaatten tutuklanan, ceza alan savcıların bizimle işlemleri gözden geçirilmedi. Balyoz, Ergenekon hatta bazı adli davalar gözden geçirildi.

Bu savcı Ahmet Karaca tutuklandı, hakkında iddianame hazırlandı. Bir kişi bile sormadı; ya sen bir sürü faaliyet yürüttün, kumpaslar kurdun. Bir tanesi de Selahattin Demirtaş hakkındaki fezleke. Kumpasın daniskası.

” Anadilde eğitim talep etmenin terörle alakası yoktur”

Resmi bir dernek olan Kürt Dil Derneği’nin yaptığı ve müzikle, güle oynaya geçen bir yürüyüşe katılıp konuşma yaptım diye beni ‘terör örgütü üyesi’ olarak görmek halkıma da hakarettir. Faşistliktir, başka da bir şey değildir. Anadilde eğitim talep etmenin terörle alakası yoktur. Kürt halkı, Kürt halkı olduğundan beri anadili vardır.

Savcı şansını o kadar zorlamış ki örgütsel bir faaliyete sokmak için. Öcalan’ın anadille ilgili sözlerini almış. Öcalan da bir Kürt olarak, ‘Benim anadilim önemlidir’ demiş avukatlarına. Bunun terör faaliyetiyle ne alakası var?Savcı ille de bir bağ kuracak ya, aylarca önceden duyurulmuş bir konferansın sonuç bildirgesinde deklare edilmiş faaliyetleri illegal sayamayacağı için, bir yerlerden ekle-çıkar, kopyala-yapıştır bir kumpas kurması lazım. Taramış interneti, Öcalan’ın sözlerini bulmuş.,

“Anadilim Kürtçe, Anayasal güvencede olmalı ve Kürtçe eğitim yapılmalı”

Türkiye Cumhuriyeti sınırları içinde, bir Kürt’ün anadilinde eğitim istemesi teröristlik olarak tarifleniyor, tutuklanma gerekçesi oluyor.

‘Bir Kürt anadilinde eğitim istiyorsa devletin bölünmez bütünlüğüne karşıdır. PKK ve Öcalan da anadilinden bahsettiğine göre, dolayısıyla bu bir terör faaliyetidir. Sen istediğin kadar ‘değildir’ de kardeşim. Ben devlet olarak böyle görüyorum.’

Milyonlarca insan istiyor. Ben istiyorum. Halen istiyorum. Anadilim Kürtçe, Anayasal güvencede olmalı ve Kürtçe eğitim yapılmalı. Sadece o konuşmamda söylememişim. Mitinglerde, kürsülerde, grup konuşmalarımda defalarca değinmişim.

Anadilde eğitim talebimiz TBMM’ye sunulmuştur, partimin Yargıtaya verilen resmî programında vardır. Dolayısıyla benim anadilde eğitim talebini savunmamam bir parti disiplin suçu olabilir, ama savunmam ceza kanunu açısından bir suç oluşturamaz.

Bir mahkeme anadilde eğitim talebim nedeniyle beni yargılayamaz. “Sen misin bunu isteyen” diye soru soramaz. Böyle bir hakkı yoktur. Meşru değildir. Bu fezlekenin içeriği suçtur, halkıma hakarettir.

0 Paylaşımlar
No more articles

Registration

Forgotten Password?