Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde oda ve borsa
başkanları ile istişare toplantısında bir araya geldi.

Burada bir konuşma yapan Erdoğan’ın açıklamalarından öne çıkanlar şöyle:

“Aslında biz millet ve ülke olarak aslında darbelerle darbe girişimle, terör eylemleriyle ihanetlerle ilk defa karşılaşmıyoruz. Pek çok terör örgütünün saldırılarına maruz kaldık. Diplomatik ihanet girişimlerini saymıyorum bile. Bu ülke ve bu millet neden bu kadar çok saldırıya maruz kalıyor. Her toplumun kendilerine göre sıkıntı ve sancıları var. Biz onların tamamının yaşadığı sıkıntıyı tek başına göğüslemek zorunda kalıyoruz.

Türkiye’nin diğer ülkelerden farkı her şeyi eş zamanlı yaşıyor olması. Bunca tehdide aynı anda maruz kalıp hedeflerine yürümeye devam edecek başka ülke var mıdır, onu bilmiyorum. Fethullahçı darbe girişimini püskürttük. Çağrımıza uyan milletimizle birlikte yaptık. Bu millet alnı öpülesi bir millettir. Millet arkamızdan yürüdü. Bizim milletimiz tankın altına yattı, F-16’lardan kaçmadı, mermilere göğsünü siper etti.

Uzun yıllardır hep altını çiziyorum bu coğrafyayı vatanımız olarak belirlediğimiz günden beri mücadele içerisindeyiz. Bu mücadeleyi bırakırsak vatansız ve milletsiz kalırız. 15 Temmuz bu milleti bayraksız, vatansız, devletsiz bırakma girişimidir. Bunların ne bayrak ne devlet ne vatan diye bir derdi yoktur.

Onlar kendini dünya vatandaşı sayıyorlar. Örgütlendikleri 160 ülkenin tamamını da güya vatan kabul ediyorlar. Eninde sonunda oraları da ele geçireceklerini söyleyecek kadar bu konuda öz güven sergilemeye çalışıyorlar. Amerika’yı da ele geçirecekler. Öyle diyorlar. Ve bunu da oraya yerleşmek suretiyle, ‘işte bak oradan bu işi yönetiyoruz’, hava bu. Bu bakımdan sadece itikadi olarak değil, milli olarak da sapkın bir örgütle karşı karşıyayız.

Milletimiz 15 Temmuz’da sadece bu terör örgütüne değil aynı zamanda benzer niyetlere sahip, benzer yöntemlere başvurmak isteyen herkese mesajını açık ve net bir şekilde vermiştir. Ne demiştir milletimiz; ‘bizim bu ülkeden başka vatanımız yoktur ve bu ülkemizi de bu sapıklara bırakmayacağız’ demiştir.

Dün gece TOBB’un hastanesinde 19 gündür yaralı olan ve dün şehit olan Oğuzhan kardeşimi ailesiyle birlikte ziyaret edeyim dedim. 23 yaşında bir fidan. Şehadetle daha bir güzelleşmiş. Morgda bir göreyim dedim, indim cemalini izledim. 23 yaşında, sol gözünden aldığı şarapnel parçasıyla beyni parçalanıyor ve rabbime yürüyor. Daha askerden yeni geldi, dalyan gibi maaşallah. Baba, dedelerde gözyaşı yok, ben de var. Bir evladı kalmış, o da bu yola adamıştır diyor. Rabbim şehadet makamında peygamberimize komşu eylesin.

Bu takıma birileri cemaat diyor, bunların cemaatle alakası yok. Cemaatlere hakaret olur, bunlar tam anlamıyla bir terör örgütü. Bunları ben haşhaşi diye andım. Bunlar Hasan Sebbah’ın izinden gidenler, orayı takip edenler. Onların da zeki iyi yetişmiş kadroları var, bunların da var. Şeytan da melekler içerisinde alimdir. Allah’a ilk isyan eden o oldu. Onları topraktan beni ateşten yarattın, ben daha kıymetliyim dedi.

“HİMMET DİYEREK SOYDULAR”

Bunlar Allah’ı istismar ederek milleti aldattılar, ilmi istismar ederek milleti aldattılar ve milleti ‘himmet’ diyerek soydular soğana çevirdiler. Şimdi her şey meydana çıkıyor, daha çok şeyler çıkacak. Daha noktayı koymuş değiliz, bu bir virgüldür, daha devam ediyoruz. Rehavet yok, gevşemek yok, kararlı bir şekilde bu süreci devam ettirmek durumundayız.

“KILIÇDAROĞLU DA ORADA OLSUN İSTİYORUM”

Pzar günü İstanbul’da Yenikapı’da Cumhurbaşkanlığı olarak miting düzenledik. Tüm milletimiz buna davetli, parti ayrımı olmadan. AK Parti, CHP, MHP genel başkanlarına birer davet çıkardım. Bu milli birliimizin ifadesi olmak üzere mesajlarımızı birlikte verelim istedim. Demokrasi ve şehitler mitingi olduğu için bu anlamlı. Oraya Türk bayrağından başka bir bayrak gelsin istemedim. Orada sadece kendi Türk bayrağımız olsun, meydanı onla dolduralım. KKTC, Azerbaycan bayrakları dalgalanabilir, onlar bizim aile fertlerimizdir.

Bahçeli’nin davette icabet edeceği haberini aldık, sağolsunlar, varolsunlar. Ben tabii aslında Sayın Kılıçdaroğlu’nun da orada olmasını istiyorum. Onlar da bir heyetle katılacaklarını şu anda açıklamış durumdalar. Öyle zannediyorum ki durumu tekrar gözden geçirir ve onlar da Pazar günü Yenikapı’da olma kararını verirler.

“BURADA HATA YAPMIŞIZ”

Şu anda yakalananlar, buz dağının görünen yüzü. Diğerleriyle ilgili çalışmalar sürüyor. Şüphesiz bu örgütün bir de iş dünyası ayağı var. En güçlü oldukları yer belki de orası. Çünkü kuraldır, finansı olmayan hiçbir proje başarıya ulaşamaz. Bu eli kanlı örgütün iş dünyası içindeki tüm bağlantılarını, tüm düzenini, tüm akarlarını tamamen kesmekte kararlıyız.

Bu eli kanlı örgütün iş dünyasındaki tüm bağlantılarını tamamen kesmekte kararlıyız. Kimsenin gözünün yaşına bakacak durumumuz yok. Acırsanız acınacak hale gelirsiniz. Rabbimden af  diliyorum, milletimden özür diliyorum dedim dün. Burada hata yapmışız. Olaya samimiyetle baktık ama karşımızdakinden bunu görmedik. FETÖ’ye aktarılan her kuruş, bu millete sıkılmak üzere namluya sürülmüş bir mermidir. Millete kurşun sıkanı nasıl affetmiyorsak o kurşunu finanse edeni de affetmeyeceğiz.

“ÜST AKIL BAŞKA, ONUN KAFASI O KADAR ÇALIŞMAZ”

Bu yapının her okulu, her dersanesi, her evi birer terör yuvası, her şirketi, her derneği, her vakfı birer terör organizasyonudur. Bu hain yapıyla ve mensuplarıyla ilgili olarak hala ‘ama, fakat’ diye başlayan cümleler kurmayı sürdürenler, benim indimde gönlü onlarla birlikte olanlardır. Bu adamlar katildir, bu adamlar riyakardır, bu adamlar sinsidir, bu adamlar hırsızdır, bu adamlar maşadır. O Pensilvanya’daki üst akıl değil, kafası o kadar çalışmaz. Üst akıl başka, ne demek istediğimi anlıyorsunuz.

14 AĞUSTOS AÇIKLAMASI

Yaşadıklarından ders almayıp hala şu günü bu günü bekleyin diyorlar. Şimdi 14 Ağustos’u bekleyin diyorlar. Biz namert değiliz, mertiz. Attıkları her adım onları daha da aşağıya çekiyor. Yedikleri darbe onları daha ifşa edecek. Biz seferle emrolunduk, zaferle değil. Zafer Allah’ındır. Biz şu anda seferdeyiz. Alçaklık bir karakter meselesidir. Yedikleri her darbe onları daha da ifşa edecek. Milletimiz onların boylarının ölçüsünü aldı. Ölçtük, boyları ne kadar belli. Şairin dediği gibi ‘Kaderin üstünde kader’, onlar için hükmünü verdi. Artık ne yapsalar, ne söyleseler boş. Biz önlemlerimizi almaya mutlaka devam edeceğiz.”