16 Ocak 2021
Eylül ayı iş gücü ve istihdam verileriyle ilgili konuşan CHP Sözcüsü Öztrak, “Salgında sadece vaka ve vefat istatistiklerine karartma uygulanmıyor. İşsizlik rakamlarına da karartma uygulanıyor.” dedi.

CHP Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Faik Öztrak, CHP Genel Merkezi’nde basın toplantısı düzenledi.

Konuşmasında, “COVID belası canımızı yakmaya devam ediyor.” diyen Öztrak, “Hükümetin salgınla mücadele edemediği, süreci çok kötü yönettiği her geçen gün biraz daha ortaya çıkıyor. Gerçek vaka sayılarını, uzunca bir süre milletten sakladılar. Sonunda gördük ki saray, salgınla mücadele etmemiş. Vaka sayılarını eğip bükerek, gerektiğinde de gizleyerek, milletimizden gerçekleri saklamış. Artık mızrak çuvala sığmayınca, vaka sayılarını açıklamaya başladılar. Dünkü istatistiklere göre, 330 milyon nüfuslu ABD’den, 211 milyonluk Brezilya’dan ve 1,3 milyarlık Hindistan’dan sonra en yüksek vaka sayısı Türkiye’de… Herhalde bu noktaya bir günde gelinmedi. Bu konuda Bilim Kurulu’ndan bir açıklama bekliyoruz.” ifadelerini kullandı.

Öztrak açıklamasının devamında şunlara değindi: “Ülkemizde toplam vaka sayısı 1 milyon 750 bine dayanmış. Bu vaka sayısı ile dünyada ilk on ülke arasına girmişiz. Peki, Bakanlığın Dünya Sağlık Örgütü’ne raporladığı toplam onaylanmış vaka sayısı kaç? 872 bin 93.  Arada iki kattan fazla fark var. Bu yapılan hem milletimize hem de dünyaya karşı büyük bir ayıptır. Bu skandal Türkiye’nin resmi verilerine güveni bitirecek ağırlıktadır. Diğer taraftan, vaka sayısı bir gecede 1 milyon 750 bine dayanırken, başka hiçbir veri değişmedi. Her şey aynı kaldı. Akıl var, izan var… Bu mümkün mü? Ülkemize duyulan güveni sarsan, milletimizin canını tehlikeye atan bu durumun sorumlusu, Cumhurbaşkanlığı koltuğunda oturan AK Parti Genel Başkanıdır. Sorumluluğunun gereğini yapmalı ve istifa etmelidir.”

İşsizlik verilerine de değinen Öztrak, “Salgında sadece vaka ve vefat istatistiklerine karartma uygulanmıyor. İşsizlik rakamlarına da karartma uygulanıyor. Dün eylül dönemi iş gücü ve istihdam verileri açıklandı. Geçen yılın aynı dönemine göre 733 bin yurttaşımız işini kaybetmiş. Aynı dönemde gerçek çalışanları gösteren, iş başında olanların sayısı da 1 milyon 186 bin kişi düşmüş. Buna karşın, işsiz sayısı önceki yıla göre 550 bin kişi azalmış. Bu nasıl bir hokus pokustur ki, millet işini yitirirken işsiz sayımız düşüyor Çünkü; artık umudunu yitirip iş aramaktan vazgeçenleri TÜİK işsiz saymıyor. İşsizi işsiz saymayınca, işsiz sayısı da 550 bin kişi azalıyor. Eylül’de, iş aramadığı halde çalışmaya hazır olan, eksik, yetersiz ve mevsimlik çalışanlarla beraber, gerçek işsiz sayımız ise 10 milyon 249 bin. Son bir yılda; gerçekten işsiz olan yurttaşlarımızın sayısındaki artış, 2 milyon 266 bin kişi. Gerçek işsiz sayısı, son altı aydır 10 milyonun üzerinde seyrediyor.  Bir de istihdamda göründüğü halde iş başında olmayan, 1 milyon 963 bin yurttaşımız var. Bunları da dâhil etsek işsiz sayısı 12,2 milyona ulaşıyor.  Türkiye çok ciddi bir işsizlik sorunuyla karşı karşıya.” şeklinde konuştu.

Öztrak konuşmasının devamında şunları kaydetti: “Şimdi elimizde yüksek faiz, döviz kuru, enflasyon, dış açık, işsizlik, daha da bozulmuş bir gelir dağılımı ve eksi 47 milyar dolara düşmüş net döviz rezervi kaldı. Daha da kötüsü salgının ikinci dalgasına yakalandığımızda, para ve kredi politikalarını sıkılaştırmak zorunda kaldık. Kamu bankalarında atacak barut kalmadı. Para politikasında manevra alanı tükendi.  Bütçe açığı hızla arttı, faiz dışı denge açığa döndü. İşte tüm bu kırılganlıkları gören vatandaşlarımız, reform laflarına prim vermiyor, dövize koşmaya devam ediyor. Bugün dolar yeniden 8 lirayı gördü. BDDK verilerine göre, bankalardaki toplam mevduatın yüzde 56,4’ü yabancı para. Parası olanlar Türk lirasından kaçıyor. Yeni ekonomi yönetimi de tüm bu sorunlarla yüzleşmek yerine sorunları halının altına süpürmeyi tercih etmiş görünüyor. Bankalarda tahsili geciken alacakları makyajlamaya yönelik bu hafta alınan kararlar, bu algıyı kuvvetlendiriyor.”

Hukukta reform eleştirisi

Öztrak, “Hukukta reform sözcüğü sarayın ağzından düşmüyor ama eylem ile söylem arasındaki uyumsuzluk devam ediyor. İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığımızın, Ulaştırma Bakanı ve 23 isim hakkında yolsuzluk dosyalarını mahkemeye taşıması haberlerine erişim engeli getirildi. Hukukta reform böyle mi yapılacak? Yolsuzluk dosyalarına erişim engeli getirilerek mi işler düzelecek? Biz onun için “ayinesi iştir kişinin lafa bakılmaz” diyoruz.” ifadelerini kullandı.

“Türk halkını cezalandırmaya dönük girişimleri doğru bulmuyoruz”

“Atlantik’in öte yakasında, Birleşik Devletler’de de yaptırım rüzgârları esiyor. NATO bünyesinde de ortak olduğumuz müttefiklerimizin sonuçta Türk halkını cezalandırmaya dönük girişimlerini doğru bulmuyoruz.” değerlendirmesini yapan Öztrak, “Bu arada Erdoğan’ın esen rüzgârlara göre, nasıl yön değiştirmeye çalıştığını da ibretle izliyoruz. Bir yandan, ‘Biden ile evinde çay içmişliğini, arkadaşlığını’ hatırlatılıyor, Diğer yandan, Türkiye’nin ABD Büyükelçisi’nin yerine apar topar bir eski milletvekilini atayarak güven tazelemeye çalışıyor. Yine İsrail ile el altından görüşmelerin sürdüğü, ikili ilişkileri normalleştirmek amacıyla, yakın zamanda İsrail’e büyükelçi atanacağı haberleri uluslararası medyada dolaşıyor. Zamanlama manidar olsa da biz saray rejiminin uzunca bir süredir unuttuğu diplomasi dilini, yeniden hatırlamaya başlamasını olumlu buluyoruz. Umarız sırada Mısır ve Suriye de vardır. Saray’ın dışarıya göstermeye başladığı ılımlı ve pozitif dili, içeride de görmek istiyoruz. Önüne gelene patronluk, ağır hakaret, kötü söz artık kabak tadı verdi. Milletimiz de bu dilden yoruldu.” dedi.

Paylaş Share Tweet NAYN