Başbakan Binali Yıldırım, Türk Silahlı Kuvvetleri içindeki bir grup cuntanın darbe girişimi sonrası ilk kez AK Parti grup toplantısında partililere seslendi. “15 Temmuz bir şeyi ortaya koymuştur: Tankın gücü, halkın gücünü yenememiştir.” diyen Yıldırım, “İstisnasız her darbe kötüdür ancak hiçbiri 15 Temmuz kadar alçakça olmamıştır” dedi. Yıldırım, “Ey FETÖ’nün hainleri siz bizi ne sandınız” ifadelerini kullandı. Yıldırım salona geldiğinde “Başbakan burada darbeciler nerede” sloganları atıldı.

“KENDİLERİNE ÇOK GÜVENDİLER AMA ERDOĞAN’I HESAP EDEMEDİLER”

Yıldırım, “Kendilerine çok güvendiler, birkaç saat içinde ülkeyi ele geçireceklerdi. Tanklarıyla, tüfekleriyle bu aziz milleti sindireceklerini zannettiler. Ancak bir hesap hatası yaptılar. Öncelikle karşılarında bu yola beyaz kefeniyle çıkmış bir dünya lideri, ülkesinin yoluna başını koymuş Recep Tayyip Erdoğan’ın olduğunu hesap edemediler. O, geleceklerden korkmadı, jetlerden korkmadı, havalimanı üzerinde uçan uçaklardan, yaklaşan uçaklardan korkmadı.” dedi

“EY FETÖ’NÜN HAİNLERİ, SİZ BİZİ KORKAR KAÇAR MI SANDINIZ?”

Erdoğan’ın sözlerini hatırlatan Yıldırım, ‘Kefenimi giydim geliyorum’ dedi. Karşılarında, zoru görünce ceketini alıp gidecek, sinecek bir Başbakan da yoktu, bunu da atladılar” diye konuştu.

“Eyyy, FETÖ’nün hainleri, siz bizi ne sandınız?” diye soran Yıldırım, “Siz bizi korkar, siner, kaçar mı sandınız? Bizim Allah’a can borcumuz var, o borcu ödemeye hazırız. Biz ölümü içimizde öldürmüş insanlarız” dedi.

Yıldırım’ın açıklamalarından satır başları:

DUAYLA BAŞLADI

“Esirgen ve bağışlayan Allah’ın adıyla…

Alemlerin Rabb’ına hamd olsun. Bu toprakları vatan kılan Rabbi’me selam olsun. Bizi, bu milletin bir ferdi olarak yaratan Allah2a sonsuz şükürler olsun. Allah’ım sen bu aziz milleti ebediyete kadar koru. Düşmanlara karşı hainlere karşı, bölücülere karşı, haşhaşi çetelerine karşı bize güç ver. Bizim birliğimizi, dayanışmamızı daim eyle. Biz kısık sesleriz, minareleri ezansız bırakma Allah’ım. Müslümanlıkla yoğurulan yurdu, Müslümansız bırakma Allah’ım bize güç ver. Cihad meydanını pehlivansız bırakma Allah’ım. Yarının yollarında, yılları da Ramazansız bırakma Allah’ım. Ya dağıt kimsesiz kalan sürünü, ya da çobansız bırakma Allah’ım. Bizi sevgisiz, susuz, vatansız bırakma Allah’ım. Amin…

“15 TEMMUZ’DA DESTAN YAZDINIZ”

Bizleri televizyonları başında izleyen aziz milletim. Bugün grup toplantısında, grubumuzla birlikte sizlere seslenmek istiyorum. Sizin dedeleriniz Malazgirt’te, Kosova’da destenlar yazdılar. Sizin dedeleriniz Kut’ül Ammare’de, Kurtuluş Savaşı’nda destanlar yazdılar. 15 Temmuz zaferi, en az bu zaferler kadar büyük zaferdir. Siz de dedelerinize layık oldunuz, siz de büyük bir destan yazdınız. Siz, ecdadınızın kahramanlık ruhunu yeniden ayağa kaldırdınız. Sizleri yürekten, kalpten selamlıyorum. Aziz milletim, size İstiklal Şairimizin dizeleriyle seslenmek istiyorum.

O demir çemberi göğsünde kırıp parçaladın;

Sen ki, ruhunla beraber gezer ecramı adın;

Sen ki, a’sara gömülsen taşacaksın… Heyhat,

Sana gelmez bu ufukalar, seni almaz bu cihat…

Ey şehid oğlu şehid, isteme benden makber,

Sana ağuşunu açmış duruyor Peygamber.

“BU MİLLET GÜCÜNÜ TANKTAN DEĞİL, HALKTAN ALMAKTADIR”

Bu vesileyle bir kez daha demokrasi şehitlerimizi, ve bugün Maçka Emniyet Müdürlüğü’ne saldırarak üç polisimizi şehit ettiler. Gazilerimize acil şifalar diliyorum. Görüyorsunuz kardeşlerim, Türkiye hangi badirelerden geçiyor. Bir yandan Paralel Terör Örgütü, bir yandan bölücü terör örgütü. Bu millete acı çektirebilirler ama bu millete diz çöktüremezler. Tankın gücü, halkın gücünü yenememiştir. Bu millet gücünü tanktan değil, halktan almaktadır. Şehit anne ve babalarının alınlarından öpüyorum. Bugün, eğer bu kürsüden sizlere hitap edebiliyorsam, sizler bu salon içinde toplanabiliyorsanız bu hiç kuşkusuz aziz şehitlerimizin ve yaralılarımızın sayesindedir. Eğer bugün Meclis’in kapıları açıksa, dimdik ayaktaysa, işte aziz milletimizin sokağa çıkan, tankların önünde duran, kurşunlara karşı kafa atan bu aziz milletin sayesindedir. İnanın değerli kardeşlerim, bu aziz milleti dünya hayranlıkla izledi. Bütün dünya bu aziz milleti alkışlıyor. Bir kez daha gönülden söylüyorum; böyle cesur, kahraman bir milletin bir evladı, ferdi olmaktan büyük bir mutluluk duyuyorum.

“TARİHİMİZDE HİÇBİR DARBE 15 TEMMUZ KADAR ALÇAKÇA OLMAMIŞTIR”

Sevgili kardeşlerim;

Hiç kuşkusuz milletimiz asırlardır devam eden kutlu yürüyüşü sırasında defalarca ihanetlere uğradı. Sadık görünümlü hainler, itaatkar görünümlü isyancılar bu milleti arkasından hançerlemek istediler. 15 Temmuz’da bu büyük ihanetlerden birinin emri verildi. İstisnasız her darbe kötüdür, her darbe milli iradeye karşı ihanettir ancak siyasi tarihimizde hiçbir darbe girişimi 15 Temmuz’daki kadar kötü ve alçakça olmamıştır. Hiçbir darbe kökü dışarıda, hoca kılıklı bir hain tarafından yönetilmemiştir. Hiçbir darbe halkına karşı silah çekmemiştir. Hiçbir darbe, havadan halkını bombalamamıştır, tanklarla insanını ezmemiştir. Hiçbir darbe TBMM’ye bomba yağdırmamıştır. Bu Meclis, birçok darbeye şahit olmuş, hiçbirisinde de bu Meclis’in iradesine karşı bir taarruz olmamıştır. Ancak bu darbeciler bunu da yaptılar. Bunların hiçbir kutsalı yok, bunlar hiçbir durakta beklemezler. Bunlar için hedefe ulaşmak için her şey mübahtır.

“BİZ ÖLÜMÜ İÇİMİZDE ÖLDÜRMÜŞ İNSANLARIZ”

Kendilerine çok güvendiler, birkaç saat içinde ülkeyi ele geçireceklerdi. Tanklarıyla, tüfekleriyle bu aziz milleti sindireceklerini zannettiler. Ancak bir hesap hatası yaptılar. Öncelikle karşılarında bu yola beyaz kefeniyle çıkmış bir dünya lideri, ülkesinin yoluna başını koymuş Recep Tayyip Erdoğan’ın olduğunu hesap edemediler. O, geleceklerden korkmadı, jetlerden korkmadı, havalimanı üzerinde uçan uçaklardan, yaklaşan uçaklardan korkmadı. “Kefenimi giydim geliyorum” dedi. Karşılarında, zoru görünce ceketini alıp gidecek, sinecek bir Başbakan da yoktu, bunu da atladılar. Eyyy, FETÖ’nun hainleri, siz bizi ne sandınız? Siz bizi korkar, siner, kaçar mı sandınız? Bizim Allah’a can borcumuz var, o borcu ödemeye hazırız. Biz ölümü içimizde öldürmüş insanlarız, bizi tanklarınızla, uçaklarınızla mı korkutacaksınız? Dün korkmadık, yarın da öbür gün de, can borcunu ödeyene kadar korkmayacağız.”

CHP, MHP VE HDP’YE TEŞEKKÜR

15 Temmuz darbecilerinin hesap edemedikleri bir unsur da TBMM’ydi. Meclis’i bombalayınca aziz üyeler korkar, siner, kaçar diye düşündüler. Siz dışarıda direnirken, Meclis’i vermediniz, milli iradeyi teslim etmediniz. Milletvekillerimiz, grup başkanvekillerimiz, bütün partiler yerlerinden ayrılmadılar milli iradenin sesini tüm dünyaya haykırdılar. Bu asil direnişte millet iradesine sahip çıkan bütün milletvekillerine, hayatlarını ortaya koyarak bu Gazi Meclis’e adına, şanına layık şekilde sahip çıktıkları için teşekkür ediyorum. Bombalar altında Meclis’i çalıştırdığınız için tebrik ediyorum. Sizlerle gurur duyuyorum. Birlikte darbeye karşı çıkan hep birlikte sabaha karşı sizlerle direnen CHP, MHP vekillerini de kutluyorum. Darbe karşıtı bildiriye imza atan HDP’ye de teşekkür ediyorum.

“NASIL KENETLENDİĞİMİZİ DÜNYA GÖRDÜ”

Anamuhalefet partisi lideriyle görüşme yaptım. Kensine verdiği destekten dolayı teşekkür ettim. Sayın Bahçeli ile de bir araya gelerek teşekkürlerimi ileteceğim. Dayanışma içinde olmanın, beraber olmanın ne kadar önem gösterdiğini bütün milletimiz biliyor. Millet konu olunca, milli irade konu olunca, devletimizin bekaasını konu olunca nasıl kenetlendiğimizi bütün dünya gördü. Milletimizin görmek istediği tablo budur. Kavga edecek az şeyimiz var, paylaşacak milletimizi bir araya getirecek çok nedenimiz var. Terör ve ekonomi olmak üzere birlikte hareket etmek için kapılarımızı sonuna kadar açık tutacağız.

“BUGÜNKÜ DESTEĞİNİZ O GÜN OLSAYDI BELKİ BUNLARI YAŞAMAYACAKTIK”

Bu alçakça, canice darbe girişiminin kaynağı karşısında zerre tereddütümüz yok. Kimin yaptığını, kimin tertiplediğini, kimin yönettiğini ayna gibi biliyoruz. Paralel yapının her türlü ahlaksızlığı, kanun dışı yolları kullanarak hükümeti devirmeye çalıştığını gördük, yaşadık. TSK içinde yapılandığını biliyoruz, yargıda, emniyette olduğu gibi, TSK içinde de bu yapının önemli bir konuma geldiğini biliyoruz. Yıllardır verdiğimiz mücadelede neden bizi yalnız bıraktınız? Bugünkü desteğiniz o gün de olsaydı belki bunları yaşamayacaktık.

“GÜLEN’İN İADESİ İÇİN ABD’YE DOSYAYI GÖNDERDİK”

17-25 Aralık darbe girişimi dediğimizde burun kıvırıyorlardı. Önümüze engeller çıkarıyorlardı. FETÖ’nün militanları korunuyordu. Bugün istisnasız herkes, tüm dünya bunların ne kadar tehlikeli, silahlı bir örgüt olduğunu bir kez daha görmüştür. Şimdi, Cumhurbaşkanımız da ben de terörist başının iadesi için ABD’ye çağrımızı yaptık, dosyamızı gönderdik. Adalet Bakanı dosyayı gönderdi. 4 tane dosya gönderildi. Kanıt sunun diyorlar, görünen köy kılavuz ister mi? İstemedikleri kadar kanıtı önlerine koyacağız. ABD’li dostlarıma sormak istiyorum 11 Eylül’de İkiz Kuleler indirilirken teröristleri isterken kanıt mı sordunuz, Bin Ladin için kanıt aramazken, FETÖ için kanıtlar ortadayken neden ısrarla kanıt istiyorsunuz? Bu terörist başını korumaktan vazgeçin. Size faydası yok, İslamiyete faydası yok. Hiç kimse kusura bakmasın, bu paralel terör örgütü artık hiçbir ülke için elverişli bir maşa değil. Hiç boşuna ekmek, su vermeyin, beslemeyin, külfet çekmeyin. Jiletle kazır gibi kökünü kazıyacağız. Değil paralel terör örgütünü Haşhaşileri, hiçbir bölücü terör örgütü bir daha bu aziz millete bu büyük devlete Türkiye’ye ihanet etme cüreti gösteremeyecek.

“EMİR ALMAKTAN BAŞKA GÖREVİ OLMAYAN MEHMETÇİKLERE YANLIŞ HAREKET İÇİNDE OLANLAR VARSA GEREĞİ YAPILACAK”

Avrupalı dostlarıma sesleniyorum. Darbe karşıtı duruşlarını takdirle karşıladık. Ancak amalı cümlelerden hiç de hoşlanmadık. Biz 200 canımızı verdik, 2000’e yakın yaralımız var. Darbeyle mücadelemizi kesintiye uğratacak hiçbir yaklaşımı iyi niyetli göremeyiz. Terörle mücadeleyi gevşetin, daha müşfik davranın, bunu mu istiyorsunuz bizden? Darbeden medet uman kim varsa gereken cevabı alacaktır. Hiç kimsenin şüphesi olmasın. Bütün dünya bilsin, gözaltılar, sorgulamalar, yargılamalar konusunda Türkiye bir hukuk devletidir, buna yaraşır şekilde çalışmalar yapılacak, doğru ile yanlış karıştırılmayacak. Aklımızla hareket edeceğiz, adaletin, hukukun kurallarıyla hareket edeceğiz. Bir takım uygunsuz davranışa tevessül edenler bizi karşılarında bulurlar. Emir almaktan başka görevi olmayan Mehmetçikler’e, yanlış hareket içinde olanlar varsa gereği yapılacak. Bir yanlış, diğer yanlışla düzeltilmez. Kimden gelirse yanlıştır.

PROVOKASYON UYARISI

Darbe sonrası vatandaşlarımdan istediğim önemli bir şey var. Provakasyonlara dikkat edin. Milletimiz sokaklarda. Demokasi nöbetleri tutuyoruz. Bütün vatandaşlarımızı uyarıyoruz. Bir olacağız, beraber hareket edeceğiz. Farklı olmayan tek şeyimiz var, gözlerimizden akan yaşlardır. Onun için acıda da sevinçte de birlikte olacağız. Birbirimizi kucaklayacağız.

“YARGILAMA KONUSUNDA VATANDAŞLAR RAHAT OLSUN”

15 Temmuz darbesi başarılı olsaydı, Türkiye bugün karanlık dikta ülkesi olacaktı. Bu millet bunu önledi. Türkiye hukuktan, demokrasiden taviz vermeden yoluna devam edecek. Darbecilerin yargılanması konusunda vatandaşlarım rahat olsun. Bu canice girişime mevcut olan en ağır ceza verilecek. Mevcut yetmiyorsa gerekli düzenlemeyi yapmaktan imtina etmeyeceğiz. Milletin mesajı başımız üstüne. Bağımsız mahkemeler adaletin tecellisini sağlayacak.

“AZİZ MİLLETİN ÖNÜNDE ŞAPKA ÇIKARILIR”

Her darbe sosyal hayata da, ekonomik hayata da darbedir. Türkiye ağır maliyetler ödememiştir. Bu darbede de ağır maliyetler ödememiştir. Darbe girişiminde çok hızlı şekilde toparlanacağız, milletin ekonomik bedel ödemesinin önüne geçeceğiz. Tüm kurumlar işinin başındadır. Piyasalar açıktır. Bu paralel terör örgütü darbede başarılı olamayınca Türkiye artık normal bir ülke değildir, para göndermeyin diye propagandaya başladı. Milletimiz ekonomi alanında da, piyasaya da sahip çıktı ve paralarını bankaya yatırdı. İşte bu aziz milletin önünde şapka çıkarılır. Vatanseverlik budur.

“MEDYA GÜZEL BİR SINAV VERDİ, TEŞEKKÜR EDİYORUM”

Bu darbe girişimi ile ilgili olarak Sayın Cumhurbaşkanımız ‘Allah’ın lütfudur’ dedi. Büyük sıkıntı yaşadık ama ülkemiz demokrasimiz, geleceğimiz için fırsata çevireceğiz. 79 milyon birbirine kenetlendi ve bu duruşu muhafaza için elimizden geleni yapacağız.

Medya çok güzel bir sınav verdi. Bundan sonra da bu tavrı devam ettireceklerine inanıyorum. Hepsine teşekkür ediyorum.

Partilerimiz çok güzel duruş sergiledi. STK’larımız, iş dünyamız, bütün toplum kesimleri güzel bir imtihan verdi. Bu güzel işbirliğinin ülkemizin büyümesi, güzelleşmesi için hayati öneme sahip.

“İÇERİDE DE DOSTLUKLARI ARTIRACAĞIZ”

Türkiye içindeki hainleri temizlemek için yeni bir sürece girmiştir. Bölücü terör örgütüyle mücadele daha da artacak. Ekonomimizi büyüteceğiz, ülkemizin aydınlık geleceğine yoğunlaşacağız. Dostlukları artıracağız, bunu hem dışarıda yapıyoruz, hem içeride yapacağız.

“KAHRAMAN POLİSİMİZİN ALNINDAN ÖPÜYORUM”

O kadar çok kişi, kurum ve kesim teşekkürü hak ediyor ki, tek tek saymak uzun zaman alıyor. Kahraman polisimizin, her birinin alnından öpüyorum, onlar bu ülkenin darbe önleyen yiğitleridir. Vatanını, milletini seven, bayrağını seven askerimizi, subayımızı gönülden tebrik ediyorum. Meydanlara, sivil topluma, sağlık çalışanlarına, valilere, belediye başkanlarına; gece gündüz elinden gelen katkıyı sağlayan kamu mensuplarına teşekkür ediyorum. Savcılarımıza, başsavcılarımıza, adalet camiamıza teşekkür ediyorum. Bu terör çetelerini derdest ederek millete bir nefes aldırdılar.

“ASKER ELBİSESİ İÇİNE GİZLENMİŞ HAİNLER CEZALARINI ALACAK”

Bir kesim var. O kesim hak ettiği cezayı alacaktır. Onlar asker elbisesi içine gizlenmiş çetelerdir, hainlerdir. Onlara her türlü ceza verilecektir. Bunun bilinmesini istiyorum. Kahraman silahlı kuvvetlerimizi bunla karıştırmayacağız. Ordumuz bizim milletimizin bağrından çıkmıştır. Ordumuz daha da güçlenerek milletimizin emrinde olmaya devam edecek.

Bu darbeyi önleyen en büyük gücümüz millettir. 79 milyon, 780 bin kilometrenin her köşesinde destan yazdı. Şehitlerimize bir kez daha rahmet diliyorum, mekanları cennet olsun. Yaralı kardeşlerimize şifalar diliyorum.

“KÜLLİYE’NİN KARŞISINDAKİ ORMANLIK ALANI DEMOKRASİ ŞEHİTLERİ PARKI İLAN EDİYORUZ”

Partimizin kuruluşundan bu yana fedakarca çalışan Erol Olçak ve oğlunu rahmetle anıyorum. Telekom’a girmek isterken arkadan vurulan kardeşimizi anıyorum. 208 şehidimizin her birini rahmet ve minnetle anıyorum. Rahat olun kanınız yerde kalmayacak. 15 Temmuz Demokrasi Bayramımız mübarek olsun. Beştepe’de Jandarma Genel Komutanlığı’ndan havadan ateş edip insanlarımızı şehit eden, Külliye’nin karşısındaki ormanı da Demokrasi Şehitleri Parkı ilan ediyoruz. Bayramımızı orada kutlayacağız.

“YARIN ÖNEMLİ KARARLAR ALACAĞIZ”

Yarın önce Cumhurbaşkanımızın başkanlığında MGK’yı, sonra Bakanlar Kurulu’nu topluyoruz. Yarın bu yaşadığımız süreçlerle ilgili önemli kararlar alacağız. Kaybedecek zamanımız yok. Ne yapılması, nasıl yapılması gerektiğini biliyoruz. Bu olağanüstü şartlardan kurtulmanın yolunu biliyoruz. Ülkemiz için çok güzel kararları vatandaşlarımızla paylaşacağız ve bir daha böyle olayların yaşanmaması için yüzde 1 bile risk alma imkanımız yok. Bütün alanları yüzde 100 emniyete almamız gerekiyor. Süreçleri başlattık, sonuçlarını da alacağız.”